17 Nisan 2011 Pazar


bütün mevsimler tutsak düşse de yangına
her bahar dicle’yi emzirir dağlar...
bahar dicle’nin dağları kucakladığı yerde başlar
alışamam ölüme alışamam
ölüm insana aykırıdır alışamam
susmak insana aykırıdır susamam
yanı başımda bir yangın
eti yanar vatanımın susamam
yanıbaşımda ölüm çalıyor kapıları, duramam
çığlık olmak, ama her sessizliğe
çığlık olmak insana yaraşır
ölüme direnirim
tırnağımla dişimle ama alışamam ölüme
bir başına olmak önemli değil
bir gül, bir gül bırakabilmek arkadan gelenlere
tek başına bir mum
devirir geceyi
tek bir can
neleri neleri devirmez ki?
nedir bu sancı nedir?
hasretin yine başladı
sol yanım seninle birlik
işgal etmişsen yar ömrümü
ateşin düşmüş canıma
sen benim içimde, ben
diyarbekir içinde ağır ağır yanarım
dönerem bitmez
geçerem bir mermi gibi candan
yar senden geçemem
nasıl da özlemişem, sevda çeker canım
yangındır gayrı
bir uçtan bir uca sarılmıştır
her yan yeşile, sarıya, kırmızıya
dağlar damar damar olmuş, akar memleketin yüreğine
bugün keskin bıçak ağzı olsa da gökyüzü
bahar düşmüştür vatanıma
mavi erguvan dallar fışkırmıştır topraktan
can yürümüştür dallara
gayrı dört mevsim bahardır dağlardan akar
ne durursun ana görmisen, kar erir her yanda?
ne durursun ana tilili çek, çek tilili...

savaş ezgi.

sırrı süreyya'nın sesinden pek de güzel oldu bugün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder