30 Mart 2011 Çarşamba

adlandırılamayan duyguların ilacı: cemal süreya


önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda
sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar
şarabın yanısıra felekte bir cumartesi
gözlerin, onun ardından yüzün, dudakların
sonra herşey çıkıp geldi.

yeni çizilmiş gözlerinle namuslu, gerçek
bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizde
sen çıkardın utancını duvara astın
ben aldım masanın üstüne koydum kuralları
herşey işte böyle oldu önce

*fotograf laubali oldu biraz farkındayım, ama içimden geldi. olmaz mı öyle?

28 Mart 2011 Pazartesi

yolda

ısmarlanmadan da fotograf çekebiliyoruz tabii ikimiz de. e blog da bizim olduğuna göre yayınlayabiliriz sanırım.

geçilsin bu yoldan beraberce...

bir de can yücel'den gelsin:

"Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel. "

25 Mart 2011 Cuma

Tak Takıştır

Kedik bu fotoğrafa ısrarla mankenlik yapmak istediğini söyledi ama ben müsaade etmedim:)
Kedik'in en sevdiği takısı bu, biz de çok sevdik, evet artık anlamış olmanızı umuyorum ki bu fotoğrafı ben 'ısmarladım,' şimdi izninizle;
Var olduğum öyle anlar oluyor ki;
Var olmamak içindim çoğu zaman...
'Her şey senin yüzünden'
Deyip çıkmak vardı aradan.
Ama ben bilirdim ki,
Benim yüzümdendi de çoğu zaman...

yastık

dün sıkıntılı bir kaç saatin sonunda yastığa kafamı koyduğumda sabun kokan yastığım rahatlattı sanırım beni. yeni değiştirilmiş nevresim kokusu huzur veren şeylerin başında geliyor sanırım benim için. işte gecenin sonunda kafam rahatlamışken ulvigo'nun yastığını merak ettim ben. kafasını koyup dertlendiği, hayal kurduğu, horlayarak uyuduğu yastığı... ısmarlama fotograf bugünler içindir dedim ve işte karşınızda:)

bu da fotografın anlam ve önemine ait bir şarkı olsun...

send me the pillow
the one that you dream on... and i'll send you mine...

24 Mart 2011 Perşembe

dalgalar

ulvigo'ya ısmarladığım ikinci fotograf geldi. bu fotografın gelmesiyle bloga fotografları nasıl gireceğimiz konusu da gündeme geldi. (uzun tartışmalar sonucunda diyemeyeceğim) herkesin kendi ısmarladığı fotografın altına birkaç kelam yazıp yayınlamasına karar kıldık.

bu fotograf ünye'de çekildi. karadeniz dediğimizde gözümün önüne gelen en güzel sahne sanırım. dalgalı bir deniz kenarı, bir iskele ve kulağımda dalganın çekilirken kıyıdaki taşları götürdüğü şıkır şıkır taş sesleri. bir de bu manzaraya karşı sevgiliyle şarap içmek var ki paha biçilemez sanırım...

yazıyı yazmaya başladığımdan beridir de dilimde bu şarkı.

severim ki

22 Mart 2011 Salı

rüya gerçek oldu...




aşağıdaki postta değişik bir versiyonunu gördüğünüz ilk ısmarladığım fotografın hikayesiyle giriş yapayım istedim.

adisyon ve kendi sarı, kapağı mavi çaycı kalemi... bir hayalin kalemi aslında. ünye'de açılacak çay bahçesinin, kurulacak hayatın hayalinin kalemi. kendi bloguma yazacaktım bu hayali fotograf eşliğinde ama sonra bir rüya geldi, ısmarlama fotograf fikri ortaya çıktı sonrasında da bu blog. uzun uzun yazarım o hayali belki bir gün buraya da, şimdilik yaşaması daha keyifli...

kedik'in birinci rüyası gerçek oldu, sonrakiler de olsun:)